Travma Sonrası Büyüme

Ölüm daha çok ders veren bir öğretmen gibidir, ön sıraya gelene dek neler söylendiğini gerçekten duyamazsınız.?

John Fowles

 

Travmatik yaşantılar, ölüm, ölüm tehdidi, ağır yaralanma ya da bedenin bütünlüğüne yönelik bir tehdidin ortaya çıktığı ve kişinin kendisinin yaşadığı ya da tanık olduğu olaylar olarak tanımlanmaktadır. Travma yaratan olaylar: deprem, sel, çığ gibi doğal felaketler; yangın, trafik ve uçak kazaları gibi insanlar tarafından kazayla oluşturulan felaketler ve savaş, işkence, tecavüz gibi insanlar tarafından kasıtlı oluşturulan olaylardır.

Bu yaşantıların etkisi bazı insanlarda ömür boyu devam ederken bazılarında ise hiç yaşanmamış gibi olabilir.

Travmalar nedense sürekli olarak bıraktıkları kötü sonuçlar üzerinden değerlendirilir. Bu sonuçlar; ölüm, sağlığın olumsuz etkilenmesi, maddi kayıplar, göçler, iş kaybı, üzüntülülük gibi ruhsal sonuçlar olabilir. Bu sonuçlar üzerine yüzlerce binlerce araştırma dizayn edilmiş ve sunulmuştur. Tabi ki hepsi hayatımıza ve bilime çok katkısı olan araştırmalardır, inkar edilemez. Travma pratiğimize sonsuz katkıları olmuştur. Ancak ruhsal travmaların bir boyutu da vardır ki çoğu zaman gözden kaçmış, üzerinde durulmamış ve bunun sonucu olarak da insanların bu konudaki farkındalığı geri planda bırakılmıştır. Bu boyut; ??travma sonrası büyüme?? kavramıdır.

Travma sonrası büyüme veya travma sonrası gelişim de diyebileceğimiz kavram özellikle ruh sağlığı profesyonellerinin ilgi alanı olmuştur. Bu kavram zaten hayatın içinde olan; din, edebiyat, gelenekler ve mitolojilerde acı sonrası mutluluk/ rahatlama/ yaşama dokunma gibi düşünce zenginlikleri şeklinde karşımıza çıkan yabancı olmadığımız bir kavramdır.

Travma sonrası gelişim kavramı ciddi stres içeren bir durumun ardından ortaya çıkan olumlu psikolojik değişimi anlatmak için kullanılan bir terimdir. Travma sonrası gelişim kavramı travmadan sonra oluşan stres tepkileri ile birlikte oluşan değişimlerdir. Yani hem bedenimiz hem de zihnimiz, meydana gelen olaya karşı bir sürü alışılmadık tepki verirken bir yandan da kendini yenileme çabası içerisine girer. Bazı insanların bu çabaları gözle görülür derecede yüksek seviyedeyken bazıları ise bu tür çaba içerisinde daha az kalabilirler. Çünkü travma sonrasında bireyin yaşadığı ortamın destekleyici olup olmaması, bireyin sosyal destek kaynakları ile bu destek kaynaklarından yararlanabilmesinin kolaylığı veya zorluğu travmanın etkisinin çabuk atlatılıp atlatılamayacağını belirleyen önemli etkenlerdir.

Travmadan daha yardımsever bir insan olarak çıkmak, ailesine karşı daha sabırlı olmak, işinde başarılı olmak için daha çok motivasyon dolu olmak pekala mümkündür. Mizah yapmak, daha yaratıcı ve yapıcı olmak ??büyüme?? nin en güzel sonuçlarındandır. Büyüme aynen deprem sonrası enkazın şehirden kaldırılması gibidir. Biz de enkazımızı kaldırabiliriz.

Önceden göremediğimiz birçok güzel şeyi depremlerden sonra görebildiğimizi hepimiz farketmişizdir. Dostluk ve arkadaşlığın kıymetini, bir parça ekmeğin önemini, inançlarımızın bizi ne kadar beslediğini, beğenmediğimiz eşyalarımızın işlevselliğini ve daha birçok şeyi? Çoğumuzun yaşam felsefesi değişti, hayatının anlamı daha bir farklı oldu, önceliklerimiz değişti. Meğer içimizde ne cömertler, ne dürüstler, ne yardımseverler varmış!

Bunlar üzerinden yeni bir hayat kurmak, umutsuzluklarımızı yeni umutlarla yer değiştirmek kaybolanın ardından yeni bir seçenek olabilir?

Neden olmasın?

Nietsche?nin de dediği gibi:?? Beni öldürmeyen beni güçlendirir??.

Felaketleri daha sağlıklı yaşayacağımız bir gelecek dileklerimle.

Dr. Elif Aktan MUTLU

Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Psikiyatri Kliniği


Yazar : Dr. Elif Aktan MUTLU